gönül gözü ile bakmak ne demek
Buna göre gönül gözü ve gönül kulağı açık olana, kendimizce dilsiz sandığımız varlıkların nasıl bir dile sâhip oldukları da âşikâr hâle gelecektir. Bu söyleyiş, kendisine şu âyeti referans almaktadır: “Her sabah ve her akşam Allâh’ın yüceliğini dile getirirken dağları ve çevresinde toplanmışken
göz gördüğünü ister. göz göre göre. göz görmeyince gönül katlanır. göz görür, gönül katlanır. göz gözü görmemek. göz kamaştırmak (veya almak) göz kaş süzmek. göz
Gözretinasından yansıyan ışık kırılmalarının önce saydam tabaka, ardından iristen geçerek gözün içerisinde bulunan bebekte kırılan ve karanlık
Eşinegönül gözü ile bakmak, çocuklarının kalbine giden yol kurmak demek. Babamı-kocamı kızdırırım değil üzerim endişesi oluşturmak-taşımak. Eve dönüşü miraca çevirmek Rikkat huzur bulduğumuz şeylerin farkına varmak demek.
GÖNÜL GÖZÜ İLE BAKMAK - seydisehirhaber.com yazilar
Site De Rencontre Maroc Pour Mariage. Gönül gözü açık olan insanlar gözün görmediği bir çok şeyi çok daha iyi görürler ve anlayabilirler. Bizde bu nedenle sizlere bu güzel sayfamızda gönül gözü ile ilgili söylenmiş güzel sözleri hazırlamaya çalıştık. Sayfadaki anlamlı gönül gözü sözleri okuyup çok beğeneceksiniz ve hemen sosyal medya hesaplarınızdan paylaşmak isteyeceksiniz. Gönül Gözü İle İlgili Anlamlı Sözler Gönül gördüğünü sevmez. Sevdiğini görür. İnsan kalbinin gözü miyoptur, uzağı görmez. Peyami Safa Kalp gözüyle bakan, gözyaşıyla görür. Tuğrul Özdemir Dünya gözü ile bakan, yüzü; gönül gözü ile bakan, özü görür. Mevlâna Göz gönlün kapısıdır. Gözden düşenin, gönülde de yeri yoktur. Gönül gözün kör ise kainat sana dardır. İhtiyacın yekunu yaşadığın kadardır. Kalp kör olduktan sonra, gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur. Hz. Ali Gönül gözüyle gören hiçbir insanı kandıramazsınız, sizi açık bir kitap gibi okur! Mevlana Haberdar olan uzaklar yakında; gönül gözü kapalı yakınlar uzakta! İskender Pala Gönül gözü kör olmuş, akıl nerede kime ne? Gönlüm güle vurulmuş dikeninden bana ne? Mevlana Gözü kör olanı sev ama gönül gözü kör olanı sevme. Ya yara alırsın, ya yarı yolda bırakılırsın. Körler aydınlık bir dünya görürler karanlıkta Gönül gözü açılır, dünya gözü kapandığında. Victor Hugo Kulun gönül gözü görmedikçe, başımızdaki gözün görmesinin bir anlamı yoktur. Yunus Emre Birisine gözlerinize baktığınız zaman nasıl biri olduğunu anlayamazsınız kalbimizle bakmamız gerekir. Karen Marie Moning Hakikati en iyi kalp gözüyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez. Antoine De Saint-Exupéry Güzellik baktığın şeyde değil bakışında olmalı. Güzel olan yüz gözünün gördüğünün değil gönül gözüyle gördüğüdür. Mevlana Hak Teala insana 4 göz verdi. İkisi baş gözü ikisi gönül gözü. Baş gözü halkı görür gönül gözü Hakkı görür. Ahmet Ümit Kalp gözü açıldığında, eşyanın yapay dış görünüşünün İlerisini görebiliriz; kalbin kulağı açıldığında sözlerin ardında gizlenen hakikati duyabiliriz. Robert Frager Asıl gaye Allah’tan varlıklara iniş değil, varlıklardan Allah’a yükseliştir. Kalp gözü açık olan ârif, eşyada Allah’ı görür. Nurettin Topçu Sevgili Sanço! Allah daima iyilerin gibi gördüğümüz hadiselerin arkadaşında öyle güzel neticeler saklıdır ki,bunu ancak kalp gözü açık olanlar görür. Miguel De Cervantes Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? Dolaştılar, ama ibret almadılar. Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler kör olur. Hikmet kimsenin tekelinde değildi, ne filozofların, ne adlı sanlı düşünürlerin. Hikmet gönül gözü açık insanların gönül gözüyle görüp, akıl terazisiyle tarttıkları şeydi belki de. Mustafa Ulusoy Boyu posu, kaşı gözü bir tavada eritmeli takva ölçeğine dökmeli dedi sessizce. Tüm beşerin gözlerini bir zindana hapsedip, hadi gönül gözlerinizi açın diye bağırmalı. Ayşegül Genç Görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin. Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan, kelebeği bulursun karşında. Güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar. Lakin gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın. Elif Şafak Bakmak ve görmek farklı şeylerdir. Ancak kalp gözü açık olan insanlar görmeyi başarabilir. Kalp gözü açık olan insan ise ağlamadan duramaz. Baktığı her yerde Mevla’yı görür. Turğrul Özdemir Hırs insana özgüdür, onun mayasında vardır. Aç gözlüdür insan, hoyrattır. Ödediği bedel her defasında artsa da unutkandır. Onun doğasında mevcut olan bu şeytanî enerjiyi durduracak yegâne ise hikmettir. Hikmet, varlığın özündeki düzeni görebilme ve o uyumun dışına çıkmama basireti. Mektebi medresesi yok bunun. Basiret. Yani gönül gözü. Sezgi. Nazan Bekiroğlu Bir bardak suda okyanus saklıdır çünkü kalbinde gözü olana. Ve dahi bir bardak suda fırtına koparır kalp gözü kapalı olan. Yine de bir bardak su bütün sularla aynı özellikte bir şeydir. Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi ay’ın cazibesinin etkisindedir? Bu yüzden mi içimiz gel git halindedir? Nazan Bekiroğlu
1817 Son Güncelleme 2330 TAKİP ET Atasözleri ve deyimler çoğu zaman kaynağını gerçek bir durumdan alan ancak bunu gerçek dışı bir şekilde ifade eden sözlerdir. Birleşik fiiller ise ifade etmeyi kolaylaştıran sözlerdir ve deyimlerde de kullanılırlar. Atasözleri, deyimler ve birleşik fiiller hayatın her alanında kullanılan ve ifade yeteneğini arttıran sözlerdir. Bu sözlerden biri olan Göz görür, gönül katlanır, TDK sözlükte ne anlama gelir? Göz görür, gönül katlanır TDK sözlük anlamı ve örnek cümleler… Göz görür, gönül katlanır Ne Demek? Göz görür, gönül katlanır TDK sözlük anlamı nedir? Göz görür, gönül katlanır TDK sözlüğe göre 1 farklı anlama sahiptir. Göz görür, gönül katlanır TDK sözlük anlamı şu şekildedir kişi, sevdiği bir kimsenin uzak yere gitmesi durumunda onunla görüşmekten umudunu keser, ayrılığa katlanır anlamında kullanılan bir söz Göz görür, gönül katlanır ile Kurulan Atasözleri, Deyimler ve Birleşik Fiiller göz açamamak göz açıp kapayıncaya kadar göz açtırmamak göz alabildiğine göz ardı etmek göz atmak gözaydın etmek gözaydına gelmek gözaydına gitmek göz boyamak göz değmek göz dikmek göz doldurmak göz doyurmak göz etmek göz gezdirmek göz gördüğünü ister göz göre göre göz görmeyince gönül katlanır göz gözü görmemek göz kamaştırmak veya almak göz kaş süzmek göz kesilmek göz kırpmadan göz kırpmak göz kırpmamak göz koymak göz kulak olmak göz veya gözünün kuyruğuyla bakmak göz süzmek göz veya gözünün ucuyla bakmak göz ucuyla görmek göz ucuyla süzmek göz var, izan var göz yıldırmak göz yummak göz yummamak gözden çıkarmak gözden veya gözünden düşmek gözden geçirmek gözden gönülden çıkarmak gözden ırak olan gönülden de ırak olur gözden ırak tutmak gözden ırak tutulmak gözden veya gözünden kaçırmak gözden veya gözünden kaçmak gözden kaybetmek gözden kaybolmak gözden nihan olmak gözden veya gözünden sürmeyi çalmak veya çekmek gözden uzaklaşmak gözden uzak tutmak göze almak göze batmak göze çarpmak göze diken olmak göze gelmek göze girmek göze görünmek göze görünmemek göze yasak olmaz gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek gözle yemek gözleri bayılmak gözleri berraklaşmak gözleri buğulanmak veya bulutlanmak gözleri çivilenmek gözleri çakmak çakmak olmak gözleri çukura gitmek veya kaçmak gözleri dolmak veya dolu dolu olmak gözleri dönmek gözleri fıldır fıldır olmak gözleri fıldır fıldır etmek gözleri ışıklı olmak gözleri kan çanağına dönmek veya kanlanmak gözleri kapanmak gözleri parlamak veya parıldamak gözleri sulanmak gözleri süzülmek gözleri şıldır şıldır dönmek gözleri takılıp kalmak gözleri velfecri okumak gözleri yaşarmak gözleri yuvalarından veya evinden fırlamak veya uğramak gözlerinde şimşek çakmak gözlerinden okumak gözlerine inanamamak gözlerine mil çekmek gözlerini bayıltmak gözlerini belertmek gözlerini bitirmek gözlerini devirmek gözlerini fal taşı gibi açmak gözlerini kaçırmak gözlerinin içi gülmek gözlerinin içine kadar kızarmak gözü veya gözleri açılmak gözü akmak gözü alışmak gözü almamak gözü arkada kalmak gözü bulanmak gözü büyükte olmak gözü çıkasıca gözü dalmak gözü değmek gözü doymak gözü dönesi gözü veya gözleri dönmek gözü dumanlanmak gözü dünyayı görmemek gözü gibi sakınmak veya saklamak veya esirgemek gözü gibi sevmek gözü gitmek gözü gönlü açılmak gözü görmemek gözü görmez olmak gözü göz değil gözü hiçbir şey görmemek gözü ısırmak gözü ilişmek gözü veya gözleri kamaşmak gözü kalmak gözü veya gözleri kararmak gözü veya gözleri kaymak veya kaçmak gözü kesmek gözü kesmemek gözü kızmak gözü korkmak gözü kör olsun gözü veya gözleri okşamak gözü olmak gözü veya gözleri bir şeyde veya bir şeyin üzerinde olmak gözü olmamak gözü sönmek gözü su içmemek gözü veya gözleri takılmak gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz gözü toprağa bakmak gözü tutmak gözü uyku tutmamak gözü veya gözleri üstünde kalmak gözü yememek gözü yılmak gözüm! gözüm çıksın veya kör olsun gözüm görmesin gözün aydın! gözün ... görsün gözünde gözünde büyümek gözünde büyütmek gözünde olmamak gözünde veya gözlerinde şimşek veya şimşekler çakmak gözünde tütmek gözünden kıskanmak gözünden veya gözlerinden uyku akmak gözünden veya gözlerinden yaş veya yaşlar boşanmak gözüne veya gözlerine bakmak gözüne batmak gözüne çarpmak gözüne diken olmak gözüne dizine dursun gözüne girmek gözüne hiçbir şey görünmemek gözüne ilişmek gözüne karasu inmek gözüne kestirmek gözüne sokmak gözüne uyku girmemek gözünü veya gözlerini açmak gözünü açmak gözünü açmak gözünü açmak gözünü ağartmak gözünü alamamak gözünü almak gözünü ayırmamak gözünü bağlamak gözünü çıkarmak gözünü daldan budaktan veya çöpten esirgememek veya sakınmamak gözünü veya gözlerini dikmek gözünü doyurmak gözünü dört açmak gözünü veya gözlerini duman bürümek gözünü gözüne dikmek gözünü hırs bürümek gözünü ... hırsı bürümek gözünü veya gözlerini kan bürümek gözünü veya gözlerini kapamak gözünü karartmak gözünü veya gözlerini kırpmadan gözünü kin bürümek gözünü korkutmak gözünü veya gözlerini oymak gözünü sevda veya aşk bürümek gözünü sevdiğim gözünü seveyim gözünü toprak doyursun gözünü üstünden ayırmamak gözünü yıldırmak gözünü yummak gözünü yummak gözünün bebeği gibi sevmek gözünün çapağını silmeden gözünün içine baka baka gözünün veya gözlerinin içine bakmak gözünün üstünde kaşın var dememek gözünün yaşına bakmamak gözünün önüne gelmek gözünün önünü görmemek ... gözüyle bakmak gözüyle görmek gözüyle veya gözleriyle tartmak
Gönül vermek Sevgi, şefkat, istek, düşünüş, anma ve hatır gibi yürekte varsayılan duygu kaynağı. Gönül bulandırmak Mide bulandırmak. Gönlünce Dileğine uygun, dilediği gibi. Gönlünce yaşamak. İlgili deyimler ve anlamları İçinde "gönül" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları Gönül açmak Neşe verici şeyler İnsanın iç sıkıntısını gidermek. Gönül almak Ufak da olsa bir armağanla sevindirmek, hoşnut etmek. Gönül alçaklığı → Alçak gönüllülük. Gönül avcısı Geçici aşklar arkasında koşan kimse, çapkın. Gönül bağı Sevgi bağı. Gönül bağlamak Bütün sevgisiyle bağlanmak içten sevmek. Gönül belası Aşkın verdiği sıkıntı, aşk yüzünden düşülen dert. Gönül birliği Ortaklaşa istek. Gönül bulandırmak İnsanın içine tasa, üzüntü, kuşku düşürmek. Gönül çekmek Aşık olmak, sevdaya düşmek. Gönül dilencisi Sevdiğinden ayrılmamak için onun her hareketine katlanan kimse. Gönül eğlencesi İnsanı oyalayıp hoşça vakit geçirten şey. Gönül eğlendirmek Sözde bir ilgili ve sevgi göstererek bir şey ya da kimseyle hoşça vakit geçirmek. Gönül eri Beğenisi yerinde, düşüncesi uyanık ve hoşgörüsü geniş olan, rint, ehli dil. Gönül ferahlığı İç rahatlığı, dertsizlik. Gönül gezdirmek dolaştırmak Seçim yapamayıp ayrı ayrı birçok şey üzerinde durup düşünmek. Gönül hoşluğuyla rızasıyla Hiçbir baskı olmaksızın, gücenip kırılmadan, isteye isteye. Gönül indirmek Bir kimse Önceden beğenmediği şeye sonradan razı olmak. Gönül kaptırmak Aşık olmak, duyduğu aşırı sevgiden kendini alamamak. Gönül kırmak yıkmak Birini incitip gücendirecek, üzecek bir davranışta bulunmak. Gönül koymak Gücenmek, alınmak, darılmak. Gönül maskarası Sevda yüzünden gülünç durumlara düşmüş kimse. Gönül okşamak Birini güzel bir söz ya da hoş bir davranışla sevindirmek. Gönül rahatlığı Kaygı ve üzüntülerden kurtulmuş olma durumu. Gönül tokluğu Göz tokluğu, aza razı olma, çokta gözü olmama durumu. Gönül vermek İçten sevmek. Gönül yapmak Bir kimsenin gücenikliğini giderek ya da önleyerek davranışta bulunmak. Gönül yarası Bir kimseyi ömrü boyunca üzecek olan acı, iç yarası. Gönül yıkmak İyici gücendirmek, gönül kırmak. Birini Gönülden çıkarmak Sevmez ya da anmaz olmak. Gönülden çıkarmamak Sevilen kimseyi hiç unutmamak. Gönülden geçirmek Dışa vurmadan, bir şey yapmayı istemek ya da bir şeyin olmasını dilemek. Gönülden ırak olmak Sevilmekten yoksun kalmak, sevilmemek. Gönlü akmak Birine ya da bir şeye karşı güçlü bir sevgi duymak. Gönlü bol Cömert, eli açık. Gönlü bulanmak İçine bir kuşku, üzüntü, tasa düşmek. Gönlü çekmek İmrenip istemek. Gönlü çelinmek Kapılmak. Gönlü çökmek Yürek gücü sarsılmak, maneviyatı bozulmak. Gönlü gani Cömert, eli açık. Gönlü ilişmek → Gönlü takılmak. Gönlü kalmak İsteyip de edinemediği bir şeye karşı isteği süre durmak. Gücenmek. Gönlü kanmak Bir iş konusunda tasası kalmamak, gönülden rahatlamak. Gönlü kara Başkasının iyiliğini kıskanan, başkalarını çekemeyen. Gönlü kararmak Yaşamaya karşı sevgi ve isteği kalmamak, yaşama sevincini yitirmek. Bir şeyde Gönlü olmak Sevip istemek. Bir şeye Gönlü olmak Razı olmak. Gönlü takılmak Bir şey, gönlünü kendine doğru çeker olmak. Gönlü tez Tez canlı. Gönlü tok Herhangi bir şeye gereksinmesi varken yok gibi gösteren. Gönlü zengin Elinde avucunda olmadığı halde olanakları ölçüsünde her zaman el açıklığı göstermeye çalışan kimse. Gönlünden kopmak Birine ufak bir yardımla iyilik yapma ya da karşısındakini hoşnut edecek bir davranışta bulunma isteği uyanıvermek. Gönlüne doğmak İçine doğmak, olacak bir şeyi belirtisi bile yokken hissetmek. Gönlüne göre Dilediğine göre. İyi kalpliliğine yaraşır yolda. Gönlünü almak Kırılan bir kimseyi güzel bir davranışla hoşnut etmek. Gönlünü avlamak çelmek, kapmak Birini kendine aşık etmek. Gönlünü etmek yapmak Razı, hoşnut etmek. Gönlünü hoş etmek Birinin dileğini yerine getirerek onu sevindirmek. Gönlünü pazara çıkarmak Kendine yakışanı arayıp seçmeden, rastgele birini sevmek. Gönlünün dümeni bozuk olmak Gönül işlerinde kararlı olamamak, istedi her an başka yönde değişmek. Birinin Gönlüyle oynamak Sever görünüp sevmemek, avutmak. Bakınız gönül ile ilgili atasözleri ve anlamları.
GÖnÜL GöZü iLe BaKMaK SeVDiĞiNe Kim sevdiğinin gözleriyle bakabilriki hayata,Bu gözelrle kim bakabilir onun tüm bir yaşama böyle baktığının farkında olmadan isteklerine cevap verebilir. Belkide saklı olan cevher Denizin berraklığına, durgunluğuna, maviliğine bakar,toprak rengi çalar gibi gözlerii. Bazı aşık kadınlar böyle bakar,karşısındakinin içini öyle akıtırki sevgiyi kendini allakbullak hissedersin, "sıcak bir yaz günü soğuk bir şişe kola içmekgibidir ,çünkü o cok sevmekte ve benimsemekte bazen dolabında su bile gözler çok şey anlatır bensiz bakan gözler ,kulağıma şimdi aynada yüzünün karşılığı benim diyor küçük bir kutunun içine sıkışmış bağıran bir adam sanıeım o bendeğilim sonradan söylüyor ismini anladım bu ben değlim peki kim?, denizi çok severmiş,havuzlarda gezermiş saçları dalgalı rengi kısmen sarı boyalı, arabasının plakası gcm ılsun istermiş Salacakmış üstü açık arabasından gölgeli saçlarını, park edip saatlerce denizi bakacakmış benim ela yada kedi gözlerimle izleyecekmiş,seyredecekmiş. Çünkü çocukluğu ve gençlik yılları hep Burgaz adada geçmiş. Kendini orada büyütmüş benim olmadıgım yarımla ve bensiz çoçuklugumla...... Ailesinin desteği hep bende olsada anlamazdı bu kara yazı bana yazıldığını hem okumuş, hem de yazmış olsada kader yollarımızı. Büyüyünce bir süresonra çıkacakmış acısı kaybeden bu gözler ıslanacakmış ama küçük oğlan onu hiçmi hiç ağlatmazmış peki o sana ne yapmış. Sonrarımsana ey güzel ve güzel oldugu kadarda meleksimadan kopan retina... Bir yandan da durmadan şiir yazmış adı çok yada gürkanmış. ikinci şiir kitabı ’meleksima dai Sevdim Seni’ diye adını koymuş, insanı acıtan, yüreğini buran şiirlerle dolu olan o acıları ve bırakılmışları değişmeleri hep yazarmış ve notoalrak dermişki ben yetmiş yaşındayım yada yetmemişim ama halen sevdiğimi tam tanıyamamışım. Çünkü derki birini tanıdığında ,iktisatçı oldugundan söyledi cnm sevgiden aldıgın marjinal fayda bittiğinde aşk ve meşk işleride oldugu gibi arz talep dengesini oldugu yerde aşk olurmuş mantık ve sevginin oldugu yerde bunu yeni öğrenmiş ,öğretmenide ,neyse adı bende kalsın dermiş her gece de... gürkan erses
Giriş Tarihi 1130 Son Güncelleme 0100 Göz, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkar. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan göz kelimesi, uzun yıllardan beri dilimizdedir. Türk Dil Kurumu'na TDK göre farklı anlamları olan göz kelimesi, Türkçe'de tek başına ya da çeşitli cümleler eşliğinde kullanılabilir. Göz kelimesi ne demek, TDK'ya göre anlamı nedir sorularının cevabını arayanlar için doğru adres! Peki, göz kelimesi ne demek, TDK'ye göre anlamı nedir? Göz kelimesinin kökeni ne, göz kelimesinin kaç anlamı var? İşte, TDK bilgileri ile merak edilenler…GÖZ NE DEMEK, NEDİR? TDK'YE GÖRE ANLAMIGöz kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan kelimelerden birisidir. TDK'ye göre göz kelimesi anlamı şu şekildedir- Görme organı, basar- Bazı deyimlerde, görme ve bakma- Oda- Bakış, görüş- Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak- Delik, boşluk- Çekmece- Terazi kefesi- Nazar- Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı- Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri- Bölüm, hane- Bazı yaraların uç bölümüGÖZ KELİMESİ CÜMLE İÇERİSİNDE DOĞRU KULLANIM ÖRNEKLERİ- Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu- Bu sefer alacaklı gözüyle Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?- İğnenin Köprünün gözleri karış karış Masanın İnsanı gözle yiyip Gözden düşmek. Göze Göz Dama tahtasında altmış dört göz Çıbanın KELİMESİ KULLANILAN ATASÖZÜ VE DEYİMLER- ... gözüyle bakmak- göz veya gözünün kuyruğuyla bakmak- göz veya gözünün ucuyla bakmak- göz açamamak- göz açıp kapayıncaya kadar- göz açtırmamak- göz alabildiğine- göz ardı etmek- göz atmak- gözaydına gelmek- gözaydına gitmek- gözaydın etmek- göz boyamak- göz değmek- gözden veya gözünden düşmek- gözden veya gözünden kaçırmak- gözden veya gözünden kaçmak- gözden veya gözünden sürmeyi çalmak veya çekmek- gözden çıkarmak- gözden geçirmek- gözden gönülden çıkarmak- gözden ırak olan gönülden de ırak olur- gözden ırak tutmak- gözden ırak tutulmak- gözden kaybetmek- gözden kaybolmak- gözden nihan olmak- gözden uzaklaşmak- gözden uzak tutmak- göz dikmek- göz doldurmak- göz doyurmak- göze almak- göze batmak- göze çarpmak- göze diken olmak- göze gelmek- göze girmek- göze görünmek- göze görünmemek- göz etmek- göze yasak olmaz- göz gezdirmek- göz gördüğünü ister- göz göre göre- göz görmeyince gönül katlanır- göz görür, gönül katlanır- göz gözü görmemek- göz kamaştırmak veya almak- göz kaş süzmek- göz kesilmek- göz kırpmadan- göz kırpmak- göz kırpmamak- göz koymak- göz kulak olmak- gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek- gözleri bayılmak- gözleri berraklaşmak- gözleri buğulanmak veya bulutlanmak- gözleri çakmak çakmak olmak- gözleri çivilenmek- gözleri çukura gitmek veya kaçmak- gözleri dolmak veya dolu dolu olmak- gözleri dönmek- gözleri fıldır fıldır etmek- gözleri fıldır fıldır olmak- gözleri ışıklı olmak- gözleri kan çanağına dönmek veya kanlanmak- gözleri kapanmak- gözlerinden okumak- gözlerinde şimşek çakmak- gözlerine inanamamak- gözlerine mil çekmek- gözlerini bayıltmak- gözlerini belertmek- gözlerini bitirmek- gözlerini devirmek- gözlerini fal taşı gibi açmak- gözlerini kaçırmak- gözlerinin içi gülmek- gözlerinin içine kadar kızarmak- gözleri parlamak veya parıldamak- gözleri sulanmak- gözleri süzülmek- gözleri şıldır şıldır dönmek- gözleri takılıp kalmak- gözleri velfecri okumak- gözleri yaşarmak- gözleri yuvalarından veya evinden fırlamak veya uğramak- gözle yemek- göz süzmek- göz ucuyla görmek- göz ucuyla süzmek- gözü veya gözleri bir şeyde veya bir şeyin üzerinde olmak- gözü veya gözleri açılmak- gözü veya gözleri dönmek- gözü veya gözleri kamaşmak- gözü veya gözleri kararmak- gözü veya gözleri kaymak veya kaçmak- gözü veya gözleri okşamak- gözü veya gözleri takılmak- gözü veya gözleri üstünde kalmak- gözü akmak- gözü alışmak- gözü almamak- gözü arkada kalmak- gözü bulanmak- gözü büyükte olmak- gözü çıkasıca- gözü dalmak- gözü değmek- gözü doymak- gözü dönesi- gözü dumanlanmak- gözü dünyayı görmemek- gözü gibi sakınmak veya saklamak veya esirgemek- gözü gibi sevmek- gözü gitmek- gözü gönlü açılmak- gözü görmemek- gözü görmez olmak- gözü göz değil- gözü hiçbir şey görmemek- gözü ısırmak- gözü ilişmek- gözü kalmak- gözü kesmek- gözü kesmemek- gözü kızmak- gözü korkmak- gözü kör olsun- gözüm!- gözüm çıksın veya kör olsun- gözüm görmesin- gözün ... görsün- gözün aydın!- gözünde- gözünde veya gözlerinde şimşek veya şimşekler çakmak- gözünde büyümek- gözünde büyütmek- gözünden veya gözlerinden uyku akmak- gözünden veya gözlerinden yaş veya yaşlar boşanmak- gözünden kıskanmak- gözünde olmamak- gözünde tütmek- gözüne veya gözlerine bakmak- gözüne batmak- gözüne çarpmak- gözüne diken olmak- gözüne dizine dursun- gözüne girmek- gözüne hiçbir şey görünmemek- gözüne ilişmek- gözüne karasu inmek- gözüne kestirmek- gözüne sokmak- gözüne uyku girmemek- gözünü ... hırsı bürümek- gözünü veya gözlerini açmak- gözünü veya gözlerini dikmek- gözünü veya gözlerini duman bürümek- gözünü veya gözlerini kan bürümek- gözünü veya gözlerini kapamak- gözünü veya gözlerini kırpmadan- gözünü veya gözlerini oymak- gözünü açmak- gözünü açmak- gözünü açmak- gözünü ağartmak- gözünü alamamak- gözünü almak- gözünü ayırmamak- gözünü bağlamak- gözünü çıkarmak- gözünü daldan budaktan veya çöpten esirgememek veya sakınmamak- gözünü doyurmak- gözünü dört açmak- gözünü gözüne dikmek- gözünü hırs bürümek- gözünü karartmak- gözünü kin bürümek- gözünü korkutmak- gözünün veya gözlerinin içine bakmak- gözünün bebeği gibi sevmek- gözünün çapağını silmeden- gözünün içine baka baka- gözünün önüne gelmek- gözünün önünü görmemek- gözünün üstünde kaşın var dememek- gözünün yaşına bakmamak- gözünü sevda veya aşk bürümek- gözünü sevdiğim- gözünü seveyim- gözünü toprak doyursun- gözünü üstünden ayırmamak- gözünü yıldırmak- gözünü yummak- gözünü yummak- gözü olmak- gözü olmamak- gözü sönmek- gözü su içmemek- gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz- gözü toprağa bakmak- gözü tutmak- gözü uyku tutmamak- gözü yememek- gözü yılmak- gözüyle veya gözleriyle tartmak- gözüyle görmek- göz var, izan var- göz yıldırmak- göz yummak- göz yummamakGÖZ KELİMESİNİ İÇEREN BİRLEŞİK KELİMELERgöz açıklığı, göz akı, göz alıcı, gözaltı, göz altı, göz aşısı, göz aşinalığı, göz bağcı, göz bağı, göz bankası, göz banyosu, göz bebeği, göz bilimi, göz boncuğu, gözdağı, gözdemiri, göz dikeği, göz dişi, göz doktoru, göz emeği, göz erimi, göz etçiği, gözevi, göz göz, göz göze, göz hakkı, göz hapsi, göz kadehi, göz kamaştırıcı, göz kapağı, göz kararı, göz kesesi, göz memesi, göz merceği, göz nuru, göz önü, göz pencere, göz pınarı, göz sevdası, göz taşı, gözyaşı, göz yoklaması, göz yuvarı, göz yuvası, göz zarı yangısı, göze göz, gözü aç, gözü açık, gözü bağlı, gözü dışarıda, gözü doymaz, gözü gönlü tok, gözü kapalı, gözü kara, gözü keskin, gözü pek, gözü sulu, gözü tok, gözü yolda, gözü yüksekte, açgöz, açıkgöz, aynagöz, camgöz, cam göz, cingöz, çekik göz, dört göz, eski göz ağrısı, gümüş göz, ilk göz ağrısı, karagöz, Karagöz, kem göz, kene göz, kötü göz, lokma göz, paragöz, patlak göz, petek göz, sarıgöz, sulu göz, süzgün göz, tepegöz, uyur göz, yalıngöz, yüz göz, balıkgözü, devegözü, horozgözü, kartalgözü, kedigözü, kemer gözü, koltuk gözü, koyungözü, kuşgözü, malın gözü, mandagözü, öküzgözü, palamar gözü, sığırgözü, torpido gözü, turnagözü, tütsü gözü, gündüz gözüyle, çıplak gözle, bu gözle, halkalı gözler, tepegözler
gönül gözü ile bakmak ne demek